Balabanın karakteristik, pürüzsüz sesi büyük ölçüde nefes kontrolüne ve dudak tekniğine bağlı. Bu iki unsur birbiriyle sıkı bağlantılı çalışır; biri olmadan diğeri tam anlamıyla gelişemez.
Nefes kontrolü için önerdiğimiz temel egzersiz, diyafram nefesi almayı öğrenmektir. Göğüs yerine karın bölgesinden alınan nefes, hem daha uzun süre dayanır hem de daha istikrarlı bir hava basıncı sağlar. Günlük kısa nefes egzersizleri (mum söndürür gibi yavaş ve kontrollü üfleme pratiği) bu alışkanlığı hızlandırır.
Dudak tekniğinde ise hedef, kamışı ne çok sıkmadan ne de çok gevşek tutmadan dengeli bir baskı uygulamak. Aşırı sıkı bir dudak, sesi tiz ve gergin yapar; çok gevşek bir dudak ise sesin kararsız, "kaçan" bir tona bürünmesine yol açar. Bu dengeyi bulmanın en etkili yolu, uzun tek notalar üzerinde çalışmak — bir notayı olabildiğince istikrarlı ve uzun tutmaya çalışmak, hem nefes hem dudak kontrolünü aynı anda geliştirir.
Bir diğer önemli nokta, yorgunluk belirtilerini tanımak. Dudak kasları başlangıçta çabuk yorulur; bu normal bir süreçtir ama aşırı zorlamak yerine kısa aralıklarla çalışmak, hem gelişimi hızlandırır hem de olası ağrı/gerginlik sorunlarını önler.
Eğitmenlerimiz, kursiyerin nefes ve dudak tekniğini ilk haftalardan itibaren yakından takip ederek, yanlış alışkanlıkların yerleşmeden düzeltilmesini sağlıyor — çünkü sonradan yerleşmiş bir alışkanlığı değiştirmek, doğru öğretmekten çok daha uzun sürer.